25 Ekim 2011 Salı

Kalbimin nidası



kalbimin nidası


bugün bir başka idi
…bir tövbe secsinde kalbe değdi duam
dakikalarca dil bahçesini süsleyen
çiçekler değildi sunuşlar bu kez
…bu kez en hünerli cümle öv
güler değildi avuçlarımda sunulan kalbimin zikri

>>
göz kapaklarımın gizlisinde baş eğmekti övgüler bu kez <<

bu kez aşikar bir dilenci değildim sözle isteklerimle
alenen bir avuç açımında dua sesim değildi tesbihlerime dokunan

>> bu kez dua kalbimin toprağına gömüştü tohum saklan bacında
bir sır sessizliğiydi kalbe dokunan tesbih boncukları
imame başlangıcında ve bitiminde <<

dilsiz ve sözsüz bir kalp alış verişiydi
göz kapaklarımın kapanışı şükür niyetinde
sonrası bir umuda tutunmaktı
beni benden emin bilene arzu halim
ve şah damarımdan kalbe değene

dilsiz sözsüz bir kalp alışıydı
göğüsleri çatlatacak ışıktı
kalbime sunulan huzur nezdinde
bir nefesti üflenen ş
aşkınlığımın kalp duruşlarına
sonrası
baş eğimlerimin sessizliğiydi
göğsümü yarıp çıkacakmış gibi hızlanan kalbimin heyelanındaki yolculuğu

tüm sözler yitikti
kalp dil kilidiydi
akıl çoktan kul olmuştu yüreğimin kapısında el pençe
ve bu cüretkar yüreğim biliyordu ki görünmeyeni
dile gelmeyeni bilen
kalbe değecekti

ve kalbimin en toprak saklısındaki sır bahçemde dua tohumlarımı filizlendirecekti
Selma Koç

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorumlar herkeze açıktır
anonim seçeneğinden gönderebilirsiniz